Kadın ve erkek bedeni, yalnızca biyolojik değil; duygusal, zihinsel ve ruhsal bir uyumun en zarif anlatımıdır. Gerçek cinsel sağlık, bu bütünlüğe saygıyla başlar.
Yardıma İhtiyacınız Olduğunda Bizi Arayın!
Prof. Dr. Murat Sönmezer
Kadın üreme sistemine ait kanser türleri, tıpta “jinekolojik kanserler” olarak tanımlanır. Bu kanserler; rahim, rahim ağzı, yumurtalık, tüpler ve dış genital bölge gibi çeşitli alanlarda ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılanlar ise rahim içi (endometrium) kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri ve yumurtalık (over) kanseridir. Daha nadir görülen ancak yine önem arz eden vulva ve vajina kanserleri de jinekolojik onkolojinin ilgi alanına girer. Kadın kanserlerinin tanı ve tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım esastır. Gelişen görüntüleme yöntemleri, moleküler testler ve cerrahi tekniklerle bu alanda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
Kadın kanserleri, geliştiği bölgeye göre farklı klinik belirtilerle kendini gösterebilir. Rahim kanseri genellikle menopoz sonrası başlayan vajinal kanama ile tanınırken, serviks kanseri sıklıkla belirti vermeden seyreder ve ancak tarama testleriyle erken dönemde fark edilebilir. Yumurtalık kanseri ise sindirim sistemine ait şikâyetlerle maskelediği için çoğu zaman geç evrede teşhis edilir. Vulva ve vajina kanserleri ise cilt lezyonları, kanama veya kaşıntı gibi yüzeyel belirtilerle tanınabilir. Bu kanserlerin ortak noktası, düzenli jinekolojik muayene ve tarama testleriyle erken dönemde yakalanabiliyor olmalarıdır. Bu da hastalığın seyrini ve tedavi başarısını doğrudan etkiler.
Tanı aşamasında, hastanın ayrıntılı öyküsü, jinekolojik değerlendirmesi ve gerektiğinde kolposkopik biyopsi gibi girişimsel işlemler önem taşır. Görüntüleme yöntemleri ve kan testleriyle hastalığın yayılım durumu değerlendirilir. Tedavi planı ise kanserin türüne, evresine, hastanın yaşı ve genel sağlık durumuna göre şekillendirilir. Pek çok jinekolojik kanserin tedavisinde ilk tercih cerrahidir. Gerektiğinde cerrahi sonrası kemoterapi ya da radyoterapi desteği sağlanabilir. Tümörün yayılım gösterdiği durumlarda, lenf nodlarının çıkartılması ya da ek sistemik tedaviler de planlamaya dâhil edilir.
Kadın kanserlerinin gelişiminde genetik faktörler, hormonal değişiklikler, viral enfeksiyonlar ve yaşam biçimi önemli rol oynar. Özellikle HPV virüsü, rahim ağzı kanseriyle güçlü şekilde ilişkilidir. Bu nedenle aşı uygulamaları ve düzenli smear testi, kadın sağlığı açısından önleyici tedbirler arasında yer alır. Hiç doğum yapmamış olmak, ileri yaş, aşırı kilo ve sigara kullanımı da risk faktörleri arasında sayılmaktadır.
Jinekolojik onkoloji, sadece cerrahi bir disiplin değildir; aynı zamanda hastaya psikososyal destek verilmesini, beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin değerlendirilmesini de kapsar. Bu nedenle, tedavi sürecinde hastanın yalnızca tıbbi değil, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarının da gözetilmesi önemlidir. Her kadın, kendi bedeniyle ilgili farkındalığını artırmalı; erken tanının hayat kurtardığı gerçeğini göz önünde bulundurarak, düzenli hekim kontrollerini ihmal etmemelidir.
Ankara’da kadın kanserleri tanı ve tedavisi için kliniğimizle iletişime geçebilir, alanında uzmanlaşmış bir ekipten detaylı bilgi ve randevu talep edebilirsiniz. Prof. Dr. Murat Sönmezer olarak, kadın sağlığının her alanında olduğu gibi jinekolojik onkoloji alanında da, bilimsel veriye dayalı, hasta odaklı ve güncel tedavi yaklaşımlarını esas alarak çalışmaktayız.
Sağlık sorunlarınız mı var? Bizimle iletişime geçin!
Adres
Bize Ulaşın
Telefon +90 312 286 05 01
Çalışma Saatlerimiz
Ctesi: 10.00 - 15.30